23 01 2009

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ KÜTÜPHANESİ

















Bu gün sabah girip, akşam çıktığım (aslında kamp kurup, hiç çıkmak istemediğim) bir kütüphaneyi keşfettim ve üye oldum: Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi

Aşağıda sayfasından aldığım tarihçesini okuyabilirsiniz.

İyi keşifler!

Ay-lin:)

http://www.library.boun.edu.tr/kutuphane_hakkinda.php 'den 21:44'te 23.01.2009'da alınmıştır:

Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi'nin Tarihçesi

Robert Kolej 1863 yılında Dr. Cyrus Hamlin tarafından kurulduğunda, kütüphanenin ilk kitapları olan Harvard Üniversitesi'nin 200 kitaplık bağışı Bebek'te eski bir binaya yerleştirilerek Kütüphane'nin ilk temelleri atılmıştır. Daha sonra Dr. Hamlin tarafından işe alınan ilk iki profesörden biri olan Rev. Henry Albert Schauffer'ın toplam $2.000'lık kitap alımıyla geliştirilen koleksiyonun kitap sayısı, Kolej 1871 yılında şimdiki kampüse taşındığında sayısı 5.000'e ulaşmış kitaplar da Hamlin Hall'e yerleştirilmiştir. 1897 yılında Kaspar Tüygil, Robert Koleji'nden mezun olduğunda Başkan Calep Gates tarafından kütüphaneci olarak atanmış ve 55 yıl bu görevi yapmıştır. Kaspar Tüygil, 1892 yılında yapılmış olan Albert Long Hall binasının birinci katını kütüphane olarak açmış, fakülte odalarında ve diğer binalarda dağınık olan kitapları da toplayarak ilk defa kayıt, kataloglama ve ödünç işlemlerini başlatmıştır. 1920 yıllarından itibaren artan kitap sayısı nedeniyle bu mekanda da yetersiz kalmış, 1931 yılının baharında kütüphane binası olarak yapımına başlanan Van Milligen Hall binası 1932 yılında tamamlanmıştır.

İtalyan Rönesans stilinde tasarlanmış ve avlunun etrafındaki diğer kolej binaları gibi aynı mavi kireç taşından inşa edilmiş olan Van Milligen Hall'ün dış duvarları beton yerine çelik çerçevelerle desteklenmiştir. Kampüs meydanı etrafındaki binaların seviyesinde önden iki kat ve girişin altında yer alan 3 katla birlikte toplam 5 kat olarak inşa edilen bina $75.000'a mâl olmuş, bu paranın yarısı en son Mütevelli Heyeti yönetim kurulu başkanının dul eşi Mrs. John S. Kennedy tarafından bağışlanmıştır.

Kütüphane binasına adı verilmiş olan ve İstanbul'un Bizans anıtları hakkında kitaplarıyla ünlenmiş Alexander Van Millingen (1840-1915), Robert kolejinde tarih profesörü olarak görev yapmıştır (1878-1915). Profesör Van Millingen öldüğünde tüm kitaplarının ve 1.000 İngiliz Lirasının kütüphaneye bırakılmasını vasiyet etmiştir. Van Millingen'in kitapları Yakın Doğu Koleksiyonu'nun temelini oluşturmuştur. Başlangıçta yalnızca Kütüphane binası olarak inşa edilmiş Van Millingen Hall binası, Robert Kolej'in müdürünün ofisi olarak ve fakülte toplantıları için de kullanılmış, 1960'ların başına kadar da kütüphanenin ana okuma odası olarak hizmet vermiştir. Kaspar Tüygil'in göreve geldiğinde birkaç bin olan ve 1952 yılına kadar 40.000'e ulaştırdığı kitap sayısı, 1971 yılında Boğaziçi Üniversitesi kurulduğunda 100.000'i geçmiştir. Kütüphane, mevcut binanın yetersiz kalması sonucu 1983 yılında Kuzey Kampüs'teki yeni binasına taşınmıştır. Uzun yıllar kütüphane olarak hizmet vermiş olan Van Millingen Hall binası bugün Rektörlük ve yönetim ofisleri binası olarak hizmet vermekte olup en üst katındaki Rektörlük Toplantı Salonu raflarına yerleştirilmiş bazı eski sayılardan oluşan süreli yayınlarla önceki işlevinin hatırasını yaşatmaktadır.

1983 yılında tasarımını, Türkiye'de çağdaş mimarlığın önde gelen temsilcilerinden Sevinç ve Şandor Hadi'nin yaptıkları yeni ve özgün binasına taşınan kütüphane koleksiyonu, 1990 yılında 231.000'e, 1995 yılında 285.000'e ulaşmıştır. 1995 yılından itibaren kütüphanecilikle ilgili yazılım ve donanım konularındaki teknolojik gelişmeler takip edilerek uygulanmış, koleksiyonlar hızla zenginleşmiş, kütüphaneye yapılan kitap bağışları da çoğalmıştır. Hizmet kalitesi ve verimlilik artışıyla birlikte 2004 yılına gelindiğinde koleksiyon 452.000'e ulaşmıştır. 1999 yılında Aptullah Kuran adı verilen kütüphane binası, yeni koleksiyonların kurulması, kitap ve okuyucu sayısındaki artış nedeniyle yetersiz kalmaya başlamıştır.

Konularındaki en yeni kitapları öğretim üyelerinin katkılarıyla hızlı bir şekilde koleksiyonuna kazandırarak güncelliğini koruyan kütüphane, Nadir Eserler Koleksiyonunda yer alan 16. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar sayısı on bini aşan değerli matbu eserleriyle geçmişi de en iyi şekilde muhafaza etmeye çalışmaktadır. Türkler hakkında Batıda yazılmış önemli eserlerle birlikte Müteferrika baskılarının da yer aldığı bu koleksiyonun önemli bir özelliği de saklanan kitaplardan değil, açık raflarda okuyucuya uzun yıllar hizmet etmiş kitaplardan oluşmasıdır. Nadir eserler dışında tüm koleksiyonlarda uygulanan açık raf sistemi okuyucunun ilgilendiği konulardaki tüm eserleri bir arada görmesini sağlamaktadır. Türkiye ve çevresindeki ülkeler hakkında yazılmış 80.000'den fazla kitaba sahip olan Yakın Doğu Bölümü uzun yıllardan beri dikkatle oluşturulmuştir. Osmanlı dünyası ve halklarının tarihi, kültürü, dil ve edebiyatı hakkında yazılmış eserleri barındıran bu çok özel koleksiyonun benzeri ülkemizde yoktur. Ayrıca 2.500 cilt kitaptan oluşan ABD Tarihi Dokümanları Koleksiyonu 18. yüzyıla kadar uzanan nadir eserleriyle dikkat çekmekte olup Türkiye'de benzeri olmayan diğer bir koleksiyondur.

Kitap ve dergilerde kullanımdan kaynaklanan yıpranmalar, Cilt ve Restorasyon Atölyesinde onarılmakta, mevcut olan veya koleksiyona yeni katılan kitaplar, özel olarak tasarlanmış makinaların yardımıyla ve ciltcilikte ilk defa uygulanan yöntemlerle koruma altına alınmaktadır. Görme özürlü öğrencilerimiz için Türkiyedeki en zengin Braille koleksiyonuna sahip olan kütüphane, teknik alt yapısıyla da özürlü öğrencilerimizi desteklemektedir.

Bugün 9 ayrı koleksiyon barındıran kütüphanenin, mevcut materyallerinin okuyuculara en iyi şekilde ulaşması için kullanılan donanım ve yazılımlardaki gelişmeler yakından takip edilmektedir. Elektronik yayınlar, uluslararası indeksler ve kütüphane yazılımı uygulamalarında Türkiye'de öncü olan kütüphane bu başarısını tüm üniversite çalışanlarının ve kütüphane dostlarının gönülden desteğine ve daimi ilgisine borçludur.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

eğer bu kütüphaneye bayıldıysanız henüz sabancı universitesinin kütüphanesini görmemişsiniz demektir..