20.09.2015

Yazmak



Yazmak

Duygularımı ve düşüncelerimi yazmayı çok seviyorum.
9-10 yıldır blog hesaplarım var ancak kaç zamandır yazamadım.
Bir de sosyal medya girince hayata orada daha çok paylaştım duygu ve düşüncelerimi...
Ne çok şey yaşandı aslında. Ruhumda ne anılar birikti...
Mutluluklar da acılar da bireyi birey yapan eşsiz tecrübelerdir.

Artık gündemim doktora tezimi yazmak. Dilerim alnımın akı ile tamamlamak nasip olur.
Sonra ise roman yazmak istiyorum.
Yürekten çıkanlar yüreklere girebilirmiş.
Umarım yüreğimle yaşadığım hayatımı ve düşüncelerimi kaleme de dökebilirim.

Sevgiyle ve kardeşlikle,

Aylin Yavaş 

24.04.2015

Göbek Bağı


Gücüm geliyor çok şükür Rabbimden. Bir birey olarak kimse ile göbek bağım olmasını asla istemedim; tam bağımsızlığım en büyük hazinemdir diye yetiştirdi beni canım babam Fahrettin Yavaş. Allah ondan ve annemden razı olsun. Şimdi Kabe'de tavaflarında ve saylarında dua yollayan canım Fidan Mutlu Teyzem başta olmak üzere dua eden herkesten razı olsun. Herkesin biyolojik olarak bir göbek bağı vardır bu arada. Çoğu kişi de üniversite bahçesine gömdürür. Ben ilk Harvard'a gömmek istedim; iki kez ABD'ye gitmeme rağmen unuttum. Sonra çok şükür nasip oldu ikinci kez geçen yıl Kutsal Topraklara (Kabe'ye) gittiğimde oraya zemzem suyu ve dualarla gömmeyi. Rabbimin misafiri olmak harikaydı. Oradan aldığım güç ile çalışmaya devam. Manevi babam Oktay Sinanoğlu ve kıymetli arkadaşımSezgîn Berber ile çok fazla bilim ve gönül sohbeti yapmak kısmet oldu. Tüm hayallerimi, sorularımı, vs kısaca benim gibi zor bir öğrenciyi sabırla dinledi hep Oktay Hocam ve ilk sohbetimizde bana Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanı olacağımı söyledi. Allah ondan razı olsun verdiği destek ve ışık için. Rabbimden aldığım güç ile inşallah bir bilim insanı olurum ve bir gün göbek bağımı gömdüğüm Kutsal Topraklarda son nefesimi veririm. Âmin. İyi geceler.









28.05.2014

DİL SEVGİLİ GİBİDİR. HER GÜN İLGİLENMEZSEN, SENİ TERK EDER :)

TEKNO GÜNDEM
Yıldız Teknopark Dergisi Yıl: 1 Sayı: 2 Nisan-Haziran 2014

Dil sevgili gibidir. Her gün ilgilenmezsen, seni terk eder.

Anadil edimi ve yabancı dil öğrenmenin birbirini besleyen iki alan olduğu söylenebilir. Bir insan anadilinde ne kadar yetkinse, sahip olduğu bu dil temeli, onun yabancı dil öğrenmesine de destek olabilir. Peki, bir kişi yabancı dilde “okuma, dinleme, konuşma ve yazma” olarak dört dil becerisini teknolojinin yardımı ile nasıl geliştirebilir? 

Örneğin anadilimiz Türkçe, yabancı dilimiz İngilizce olsun. Dört dil becerilerinden “okuma ve dinleme”nin buzdağının suyun altında kalan kısmı; “konuşma ve yazma” becerilerinin ise buzdağının üstünde görünen kısmı olduğu düşünelim. “Okuma ve dinleme” becerilerimizi ne kadar iyi geliştirirsek; ürün verdiğimiz “konuşma ve yazma” becerilerimiz de o denli iyi gelişir.

Okuma Becerisi Nasıl Gelişir

İlk olarak “okuma” becerimizi ele alalım. Her gün hem Türkçe hem de İngilizce gazete/kitap okuyabiliriz. Gazeteyi/kitabı satın alarak okumak yerine, internet üzerinden ya da akıllı telefonunuza indirdiğiniz uygulama ile de okuyabilirsiniz. Hangisini tercih edeceğiniz sizin öğrenme stilinize göre değişecektir.

Türkiye’de İngilizce olarak yayımlanan İngilizce günlük gazeteleri okumak çok yararlı olabilir. Örneğin, Hürriyet gazetesinden okuduğunuz bir haberi ya da yorumu Turkish Daily News’ten artık okuyabiliyorsunuz. Şu gazeteleri bir gazete bayisinden satın alabileceğiniz gibi internetten de okuyabilirsiniz: 
Hürriyet Daily News (www.hurriyetdailynews.com), Sabah English (www.dailysabah.com), 
Today’s Zaman (www.todayszaman.com), Anadolu Agency (www.aa.com.tr/en/ingilizce-haberler ).

Bunlardan Today’s Zaman’ın okuyuculara sağladığı bir özellik, sözlük bağlantısı içermesidir. Örneğin, ilginizi çeken bir haber başlığını tıklayın. Açılan haber metninde haberi okuduktan sonra bağlamdan anlamını çıkamadığınız sözcük üzerine iki kez tıkladığınızda otomatik sözlük devreye giriyor. Böylelikle ayrıca sözlük açmanıza gerek kalmıyor. 

Dinlemek Gerek

“Dinleme” becerimizi geliştirmek için, İngilizce sesli kitap ve İngilizce yayın yapan radyo dinleyebiliriz. Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi’nden (http://www.getem.boun.edu.tr/ ) sesli kitap alabileceğiniz gibi, internetten de alabilirsiniz. BBC gibi yabancı haber kanallarının web sitelerinden haber okurken, İngilizce dinleme şansınız da oluyor. Bu sayede, haber metinlerindeki sözcüklerin telaffuzuna ve tonlamasına dikkat edebilirsiniz. Buna ek olarak, o web sitelerde boşluk doldurmaca, dinlediğini anlama gibi sorular ile alıştırmalar var. Bunlar da dinlediğinizi ne kadar anladığınızı görmeniz için size fırsat sağlıyor.

Bilhassa İstanbul gibi bir büyük şehirde yaşıyorsanız, pek çok İngilizce yayın yapan radyo dinleme şansınız var. Metroda, metrobüste, vapurda, otobüste, arabanızda saatleriniz trafikte geçerken ya da bilgisayar başında çalışırken radyo dinleyebilirsiniz. Zaten artık internetle dünyanın pek çok ülkesindeki radyo kanallarına ulaşabilirsiniz. İngilizce şarkı söyleyen bir sanatçı dinlemek isterseniz, İngilizcesi hem telaffuz hem de dilbilgisi açısından iyi olan sanatçıları tercih etmekte fayda var. Örneğin, Sting. “Shape of My Heart” başta olmak üzere çok başarılı eserlere imza atmıştır. İngilizce müzik ya da TV kanalı, günlük hayatınızda fonda olabilir. Unutmayalım ki anadil edinimi ana rahminde başlıyor. Hamile iken bebeğinizle yaptığınız konuşma, dinlediğiniz müzikler onun dil gelişimini etkiliyor. 

Yazarak ve Konuşarak

“Yazmak”, eskiden bir kart/mektup yazmakken, günümüzde e-posta atmak, cep telefonundan kısa mesaj (SMS) göndermek tweet atmak, facebooktan durum paylaşmak gibi şekillerde hayatımızda. Yazma becerimizi yaza yaza geliştirebiliriz. Dantel örmek gibi el emeği göz nurudur her söz, her sözcük. Hayatınızda hiç günlük tuttunuz mu? Bu durum için de günümüzde bloglar devreye giriyor. Ücretsiz olarak sizin de bir bloğunuz olabilir. İlk olarak Türkçe blog açmak ile adım atabilirsiniz. Örnek incelemek isterseniz, sizi 2006’da açtığım ilk Türkçe blogumu ziyaret etmeye davet ediyorum. Bir dil demek, bir kültür demek. 
Bu nedenle İngiltere etiketli yazımı okumanızı tavsiye ediyorum; http://aylinyavas.blogspot.com/search/label/%C4%B0NG%C4%B0LTERE
İngilizce olarak yazdığım bir diğer blog da ABD’deyken yazdığım günlüğüm; ona da göz atabilirsiniz.  http://aylinsjournal.blogspot.com . 

“Konuşmak”, Türkiye’de eğitim öğretim hayatını geçiren bizlerin en çok zorlandığı becerilerin başında geliyor. Test çözme odaklı bir sistemden geçince, toplum önünde konuşmakta zorlanıyoruz, “sahne korkusu” ve “hata yapma korkusu” bizleri etkiliyor. Türkçe konuşmak zor gelince, İngilizce iletişim kurmak, bunun ötesinde toplum önünde İngilizce konuşmak kâbus oluyor çoğu kişi için. Yukarıda anlattığım diğer üç beceri güçlendikçe konuşma becerimiz de güçleniyor aslında. Sözcük hazinemizin zenginliği, hayallerimizin zenginliğini de belirliyor.

Toplum Önünde İngilizce Konuşma derslerimde ve seminerlerimde izlettiğim bir video vardır. Martin Luther King’in “I have a dream” konuşması. Lütfen bunu izleyin. Sessiz izleyip önce King’in vücut diline dikkat edin. Sonra videoyu sesli izleyin, hatta internetten konuşma metnini indirip bir sonraki dinlemenizde sözcükleri nasıl telaffuz ettiğine ve tonlamaya dikkat edin. Bunu, konuşmanın mesajını hissedene kadar defalarca tekrarlayın.

Şimdi de kendinize ödev verme vakti. Sizin hayalleriniz nelerdir? Önce bunu düşünün. Gece, aslında yalnızsınız uykunuzda; kendinizle baş başasınız. Hayal edin bol bol. Sonra kaleme alın hayallerinizi,
İngilizce yazmaya başlayın. Kâğıt kalem yeter bu adım için. Teknolojiyi de katarsanız, bir blog açmak sadece beş dakikanızı alacaktır. Sonra da bir ayna karşısında konuşun. Önce Türkçe, sonra da İngilizce konuşun ayna karşısında. Bir kayıt cihazı ya da akıllı telefonunuzla kaydedin sesinizi. Sonra kendinizi dinleyin. Türkçe’si ve İngilizce’si anadili olan ya da iyi olan arkadaşınıza da dinletin konuşmanızı. Dönüt-düzeltme kişisel ve dil gelişiminize artı değer katacaktır. Öğrenciyseniz, üniversitenizin uluslararası değişim olanaklarından yararlanın.

Teknoloji hayatımıza kolaylıklar getirse de yaşayarak, yaparak öğrenmek, uzun süreli, bellekte en kalıcı iz bırakan öğrenmeleri sağlıyor. Bu nedenle, bir dili hayatımızın her anında yaşamamız lazım. Öğrencilerimle bir paylaşımımı dile getirerek yazıma son noktayı koymak istiyorum: “Dil sevgili gibidir. Her gün ilgilenmezsen, seni terk eder :) Aşk ile dil öğrenmek dileğiyle!"


Aylin Yavaş Kimdir

Aylin Yavaş, Uzunköprü-Edirne doğumludur. Uzunköprü Muzaffer Atasay Anadolu Lisesi’nden 2001, Hacettepe Üniversitesi (HÜ), Edebiyat Fakültesi, Mütercim-Tercümanlık Bölümü, İngilizce Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı’ndan 2005 tarihinde mezun olmuştur. HÜ, Eğitim Fakültesi’nden İngilizce Öğretmenliği Pedagojik Formasyonunu almıştır (2004). “Ardıl Çeviri Eğitiminde Zihin Haritaları Oluşturma Yönteminin Etkililik Derecesi” tez başlığı ile Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı, Eğitim Programları ve Öğretim Bilim Dalı, Yüksek Lisans Programını tamamlamıştır (2011). Aynı bilim dalında doktorasına “Yükseköğretimde Eğitim Programlarının Uluslararasılaştırılması” konusuyla devam etmektedir. Akademik ilgi alanları “Uluslararası Eğitim, Çokkültürlü Eğitim, Kültürlerarası Adaptasyon, Eğitimde Program Geliştirme, Bellek ve Sözlü Çeviri Çalışmaları, Yabancı Dil Olarak Türkçe ve İngilizce Öğretimidir”. Akademik olmayan ilgi alanları “havacılık-planörcülük, ebru, gazetecilik, blog yazarlığı, felsefe, dünya mutfakları ve müzikleridir.”

Aylin Yavaş, YTÜ Yabancı Diller Yüksekokulu’nda İngilizce Öğretim Görevlisidir (Ocak, 2006-halen). YTÜ Ders Dışı Öğrenci Faaliyetleri Koordinasyon Kurulu Üyesi (Kasım, 2008-Şubat, 2011), YTÜ 100. Yıl Kutlamaları için etkinlik planlama ve organize etme amacıyla Yabancı Diller Yüksekokulu’nun temsili (Haziran, 2010-Şubat, 2011), Milli Eğitim Bakanlığı’nın “5 Yılda 5000 Öğrenci Projesinde” Koordinatör ve Eğitmen (Ocak-Nisan 2011), YTÜ Uluslararası İlişkiler Ofisi Koordinatörü (Nisan, 2011-Mart, 2014) olarak çeşitli idari görevler yürütmüştür. Şu anda Rektörlük-Eğitim Öğretim Rektör Yardımcılığı’nda “Uluslararası Ortak Programlardan Sorumlu Danışman” olarak görev yapmaktadır (Mart, 2014-halen).

Aylin Yavaş pek çok uluslararası burs ve ödül kazanmıştır. 2009-2010 akademik döneminde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Fulbright bursunu kazanarak Cornell Üniversitesi’nde (Ithaca, NY) Türkçe ve Türk Kültürü derslerini vermiş, doktora seviyesinde dersler almıştır. Amerikan Dış İşleri Bakanlığı kendisiyle Fulbright tecrübesi hakkında röportaj yapmıştır (http://www.youtube.com/watch?v=zE9c_GWw6sg ). 2002 Uluslararası Hava Öğrenci Mübadelesi’ni kazanarak, Türkiye’yi Birleşik Krallık’ta; Priştine Yaz Üniversitesi’ni kazanarak Türkiye’yi Kosova’da (2005) temsil etmiştir. Haraldvangen, Norveç’te iki yılda bir düzenlenen Uluslararası Engelliler Kampı (International Handicamp)’na Türkiye’den iki görme engelli öğrenciyi götürerek, onların hayallerine ulaşmasında köprü olmuştur (2008 ve 2010). ABD, Malezya, Birleşik Krallık, Norveç, Kosova, Bosna-Hersek, Türkiye, vs gibi pek çok ülkede uluslararası bildiri sunmuş ve konuşma yapmıştır. Anadili Türkçe olan Aylin Yavaş, ileri düzeyde İngilizce, temel düzeyde Almanca ve İspanyolca bilmektedir; Arapça, Arnavutça, Boşnakça, Norveççe öğrenmektedir. 


27.02.2013

"Kandil" motifi...


Gönderildi: Perşembe, 21 Şubat, 2013 2:52 AM
Konu: 
"Kandil" motifi... 

               Değerli Dostlarım,


              Bu gece saat ona doğru İstanbul - Karacaahmet Mezarlığı'nın ortasından yürüyerek eve giderken düşündüm sevgili babaanneciğimin sözlerini "Dünya işleri hiç bitmez, giden geriye gelmez..." 

              Osmanlı mezar taşlarının estetiği ve yansıttığı gizemli tarih de dikkatimi çekti... "Kandil" motifi ne kadar da güzel: Bu motif, ölünün yolunu aydınlatıcı bir mana ile yüklü ve bazı örneklerde kandilin gövde kısmında 'Allah" yazdığı için "Yaratıcı" yı sembolize eder. 

               Nur suresi 35. ayette: "Allah, göklerin ve yerin nuru'dur. O'nun nurunun misali tıpkı içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir. O lamba kristal bir fanus içindedir, o fanus da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki doğuya da batıya da nispet edilemeyen mübarek bir ağaçtan, yani zeytinden (çıkan yağdan) tutuşturulur. Onun yağı neredeyse, kendisine ateş değmese dahi ışık verir. (Bu) nur üstüne nurdur. Allah, dilediği kimseyi nuruna eriştirir." buyurulmaktadır... Buna erişmek dileğiyle iyi geceler...

              Konuyla ilgili makale de buldum: 
http://www.turkishstudies.net/Makaleler/1355642823_35Bi%C3%A7ici%20H.Kamil_S-637-661.pdf

Sevgilerimle,

Aylin

28.12.2011

DÜNYA’YA YILDIZ’DAN AÇILMAK İSTER MİSİNİZ?





DÜNYA’YA YILDIZ’DAN AÇILMAK İSTER MİSİNİZ?

Aylin Yavaş, Öğretim Görevlisi, M.Ed.
Uluslararası İlişkiler Ofisi Koordinatörü 

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ)’nin uluslararası bir dünya üniversitesi olması yolunda kurulan ve Eğitim-Öğretim Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Ayvaz’a bağlı olarak,
Öğr. Gör. M.Ed. Aylin Yavaş’ın koordinatörlüğünde faaliyet gösteren Uluslararası İlişkiler Ofisi, AB-Erasmus programı dışındaki tüm dünya ülkeleri ile akademik işbirliği protokolleriyle ve programlarla ilgilenmektedir. Ayrıca, yurt dışından üniversitemize gelen heyetlere ve gruplara çeşitli dillerde üniversite tanıtımı, rehberlik, sözlü çeviri gibi çeşitli hizmetler sunulmakta; uluslar arası yaz okulu, staj gibi organizasyonlar yapılmaktadır. Bunlardan bazıları, Michigan State University (ABD)’nin üniversitemizde yaptığı yaz okulu ve Malezya Teknoloji Üniversitesi’nin stajıdır. Bu kapsamda, Michigan State University İnşaat Fakültesi’nden 15 kişilik öğrenci grubu ile 29 Mayıs-18 Haziran 2011 tarihlerinde yaz okulu yapıldı. Malezya Teknoloji Üniversitesi’nden 14 kişilik öğrenci grubu ise 15-18 Kasım 2011 tarihlerinde, YTÜ Makine Mühendisliği Bölümü "Makine Malzemesi", "Otomotiv Motorlar" ve "Isı Tekniği ve Termodinamik" laboratuarlarında staj yaptı.

YILDIZ, ITAM-8’E HAZIRLANIYOR

Bilgi Teknolojileri Uygulamaları ve Yönetimi Uluslararası Konferansı (International Conference on IT Applications and Management, ITAM)'ın sekizincisi Kore Veritabanı Topluluğu (KDBS) ve Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından yapılan işbirliği protokolüyle 28-29 Haziran 2012'de Yıldız Teknik Üniversitesi'nde düzenlenecektir. KDBS Başkanı ve Hanyang Üniversitesi'nden Prof. Dr. Namjae Cho ve Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Yüksek kongreyle ilgili protokolü 19 Ekim 2011 Çarşamba günü imzalanmıştır. YTÜ Beşiktaş kampüsünde gerçekleşecek olan ITAM-8’in hazırlıkları devam etmektedir.  

AKADEMİK İŞBİRLİKLERİ

2011 yılında imzalan -AB-Erasmus programı dışındaki- akademik işbirliği protokolleri aşağıda verilmiştir. Bu anlaşmalarla akademisyenlerimizin ve öğrencilerimizin dünyaya açılması ve üniversitemizde dünya kültürlerini buluşması hedeflenmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri:
- The University of Alabama at Birmingham
- The University of Arkansas at Little Rock
- Syracuse University

Meksika:
- Universidad Nacional Autonoma de Mexico

Kanada:
- The University of Alberta

İrlanda:
- Dublin City University

İngiltere:
- Leeds Metropolitan University
- Warwick University

Polonya:
- Lublin University of Technology

Makedonya:
- First Private University-Skopje

İran:
- Islamic Azad University MAKU Branch

Kazakistan:
- S. Toraighyrov Pavlodar State University

Çin:
- Minzu University of China

Kore: 
-Korea University
-Hanyang University

Japonya:
- Tokyo Metropolitan University


İrtibat Bilgileri:


Öğr. Gör. Aylin Yavaş, M.Ed.
Koordinatör, Uluslararası İlişkiler Ofisi 

Yıldız Teknik Üniversitesi
Merkez Yerleşim N-Blok Agavat Binası 
Yıldız 34349 Beşiktaş, İstanbul - Türkiye
T.: + 90 212 383 32 08 F.: + 90 212 236 41 79 
E-postalar: aylinyavas@gmail.com / ayavas@yildiz.edu.tr

13.07.2011

Niye öğrenemiyoruz biz bu yabancı dili?

Aslıhan Köşşekoğlu   -   03.04.2011, Zaman

İlköğretimden liseye kadar 12 yıl haşır neşir olsak da İngilizce'yle arayı bir türlü düzeltemiyor, liseden sonra yolları ayırıveriyoruz. 44 ülke arasında yapılan "İlgilizce yeterlilik sınavı"nda da ancak 43. olabilmişiz. Peki, biz bu dili neden öğrenemiyoruz?
Bu soruyu uzmanına bir kere sormaya gör! Konuştukça dallanıp budaklanıyor, herkesten farklı tespitler ve çözüm önerileri geliyor. Gündemdeki yabancı hoca konusundaysa görüş ortak: "Yabancı hoca faydalı, ancak tek başına çözüm değil."
İlköğretim sıralarında "-What is your name? -My name is....." ile başlayan İngilizce maceramız, lisede fazla ötesine gitmeden sonlanıveriyor. Genellikle 20-30 kelime olup kalıyor hafızamızda öğrendiklerimiz. Ne derdimizi anlatıyoruz, ne işin ehliyle bir iki söz kelam edebiliyoruz. Liseden sonra üniversiteyi kazanan öğrenci İngilizce hazırlığı olan bir bölüme yerleştiyse ne mutlu! Yoksa gelsin özel kurslar, ek dersler; gitsin cepten TL'ler, binler... Çünkü eğitim ve kariyer planları için bu dilin öğrenilmesi günümüzde neredeyse şart. Ancak ne hikmettir bilinmez; 5 yıl ilköğretim, 4 yıl lise toplam 9 yıllık eğitim İngilizceyi öğrenmemize yetmiyor. "Sorun nerede?" diye konuştuğumuz uzmanlar konuya farklı açılardan baksa da, cevaplar ortak sorunlar etrafında şekilleniyor. Ama konu kaynak ve materyallerle gelince sanki ses biraz daha yükseliyor. Kimine göre devlet materyalleri değil, müfredatı hazırlamalı. Kimine göre öğrenme şekillerine göre programlar tasarlanmalı.
Farklı görüşler de gelmiyor değil. Fiziksel şartlar mesela. 40-50 kişilik sınıfta yabancı dil öğretmenin de öğrenmenin de zor olduğu neredeyse herkesin kabulü. Ortak söylemlerden biri de Anadolu liselerinin de artık İngilizce öğretemediği. Sebepler belli; 2005-2006 öğretim yılında hazırlık sınıflarının kaldırılmasından sonra geçtiğimiz yıl dil saatlerinin de 10 saatten 6'ya düşürülmesi. Öğrencinin yoğunluğu da ders saatiyle orantılı. Eğitim ne kadar yoğun olursa olsun öğrencinin ders sonrası çalışması şart. Öğretmen derste sadece rehberlik yapıyor, işin pratiği öğrenciye kalıyor.
Yabancı hoca tek başına çözüm değil
Yetkililer durumun farkında elbet. Sürekli çözüm önerileri sunuluyor, yeni kararlar alınıyor. En son açıklama geçtiğimiz hafta geldi Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'dan; "Yeni bir projeyle 4 yıl içinde anadili İngilizce olan 40 bin yabancı öğretmen alınacak." Yani dil problemine bir de buradan yaklaşılacak. Projenin en önemli unsuru yabancı öğretmen alımı. Ancak İngilizce probleminde etken gösterilen birçok konuya değiyor ucu. Plana göre; yabancı hocalar İngilizce derslerine Türk öğretmenlerle birlikte girecek, öğrenciler ve Türk öğretmenler için İngilizce konuşma sınıfları düzenleyecek, İngilizce öğretimi için materyal ve etkinlikler geliştirecek. Yani müfredat dışındaki İngilizce etkinliklerine yardımcı olacak. Ancak uzmanlara göre sorunun çözülmesinde yabancı hoca da tek başına çare değil. Ayrıca 40 bin kişi dört yılda da olsa ciddi bir kadro. Gerçekleştirilse bile hepsi alanında uzman olabilecek mi? Konuştukça anlıyoruz ki; "Neden öğrenemiyoruz bu dili?" diye bir kez sormaya gör! Açıldıkça dallanıp budaklanıyor, herkesten farklı tespitler ve çözüm önerileri geliyor. a.kossekoglu@zaman.com.tr
***

Öğretmenler ne diyor?

Dile maruz kalma öğrenmede önemli bir adım
Salih Sarı (Uludağ Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği): Her öğretmenin kendi öğretim şeklinin olması gerekiyor ancak müfredat kitaplar da buna izin vermiyor. Ders saatlerinin yeterli ya da yetersiz olması da bu durumda çok fazla bir anlam ifade etmiyor. Sistemin kökü sağlam olursa bir şekilde öğrenilir. Ama sistem yanlış olursa istediğiniz kadar zaman ayırın bir sonuca varamıyorsunuz. Öğrencilere dili anadili olarak konuşanların sunabileceği bir yabancı dile maruz kalabileceği ortamlar sunulması gerekiyor. Öğretmenlerimiz bize nasıl öğrettiyse biz de o şekilde dil öğretmeye devam ediyoruz. Böylece bir kısır döngü kendi içinde devam edip duruyor. Yeni projeyle gelecek öğretmenlerin İngilizce öğretmeni arkadaşlarımızın bu kısır döngüyü kıracağını düşünüyorum.
Dil eğitimi daha erken başlamalı
İpek Did (Fatih Üniversitesi): Birçok ülkede yabancı dil eğitimi anaokulunda başlıyor. Bu kesinlikle çok önemli. Çünkü insan beyninin bir dili kabul etmesi için en uygun yaşlar 5-6'lı yaşlardır. Sadece İngilizce için değil, tüm diller için öğretirken eğlendirmek, öğrenirken eğlenmek gereklidir. Çocuklar dile ezber ile değil, küçük yaşlardan itibaren günlük hayattan parçalarla alıştırılmalıdır. Özel okullarda erken yaşta verilmeye başlanıyor dil eğitimi. Devlet okullarında da sistem bu olsun. Ufak yaştan bu işe iyi bir sistemle giriş yaparsak, arkası gelir zaten.
***
Sınav endeksli öğrenci yetiştiriyoruz
FEM Yayınları İngilizce Zümre Başkanı Mehmet Çayır, İngilizce eğitiminde sınav psikolojisinin dezavantajlarına değiniyor. Eğitim sistemimiz sınav odaklı olduğundan öğrencinin derslere motivasyonu da sınavlara odaklı oluyor. Çayır, SBS'ye İngilizcenin dahil edilmesiyle ilköğretimde öğrencilerin ilgi ve seviyelerinin arttığı görüşünde. Ancak sıkıntı şimdi de üniversite hazırlıkta gösteriyor kendini. Sadece İngilizce öğretmenliği, tercümanlık gibi alanlara meyleden öğrenciler dile ağırlık veriyor. Diğer alanlardaki öğrenci İngilizce çözmediği için ikinci ya da üçüncü derecede ilgi alanına giriyor. Yani Çayır'a göre sistemde bazı değişiklikler olmadığı sürece yabancı hoca da beklenilen faydayı sağlamayacak.
***
Dört temel beceri birlikte verilmeli
Oxford Yayınları Genel Yayın Müdürü Emrah Özpirinçci yabancı dil eğitiminde diğer derslerden daha farklı bir sisteme gerek olduğunun kabul edilmesi gerektiği görüşünde. Ona göre yabancı dil eğitiminde diğer derslerden farklı olarak üç temel unsur var. Birincisi ders saatleri ve öğrencinin yoğunluğu. İkincisi ise dile hâkim, iyi bir öğretmen. Öğretmen, yabancı dil eğitiminde dört temel beceriyi (okuma, yazma, konuşma, dinleme) eşit oranda kazandırmaya çalışmalı. Ancak Özpirinçci bir tek okuma ve yazmaya yoğunlaşıldığı fikrinde. Bunun da üçüncü temel unsur olan materyal eksikliğinden kaynaklandığını söylüyor ve ekliyor: "Ortadoğu, Asya ve Kuzey Afrika ülkelerinde devlet ön planda. Çok güzel bir müfredat var, bu müfredata uygun istediğiniz materyali kullanın deniyor öğretmenlere. Materyali hoca seçtiğinden kendisinin ve öğrencinin seviyesine uygun programı uygulamaya konuyor. Yardımcı materyallerle ders verilmeye çalışılıyor. Dijital olanaklardan da yararlanılıyor. Bizde bakanlığın verdiği tek bir kitapla işleniyor dersler. Dokümanları hoca seçmeli. Bizde herhalde hocalara güven yok. Biraz yurtdışına bakmalı. Açık fikirli olmak lazım."
***
Öğrenci korkmasın, hoca kendini güncellemeli
Bu yıl Amerika'da doktorasını yapmaya hazırlanan Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Aylin Yavaş'ın İngilizce eğitim ve öğretim üzerine çalışmaları var. Yüksek lisansını ve bilim uzmanlığını da bu konu üzerine tamamlamış. Yavaş'a göre işin akademik boyutunda eğitim, öğretim ve ders programı var. Bunlar iç içe geçen ve birbirini kapsayan kümeler. Mesela her öğrencinin öğrenme şekline göre programlar ve materyaller hazırlanması için Milli Eğitim Bakanlığı'nda bilim uzmanlığını almış, eğitim ve anabilim dalında yüksek lisans ya da doktorasını almış program geliştirme uzmanlarının çalışması gerekli. İşin sosyolojik, psikolojik boyutunu ise kendi hayatından güzel bir örnekle anlatmaya başlıyor: "11 yaşındayken İngilizce öğretmenim hata yaptım diye azarladı beni. O gün 'Baba ben okula gitmeyeceğim' demiştim. Şimdi belki o alanda profesör olacağım." Yavaş'a göre eğitim sistemimiz öğrencinin öğrenme stillerine göre kurulmuş bir sistem değil. Sistemden kaynaklanan sorunlarla öğrenci hata yapmaya korkuyor. Bu sebeple pek çok kişi İngilizce biliyorum ama konuşamıyorum diyor. Yavaş'a göre çözüm için gerek üniversitedeki hocalar, gerek Milli Eğitim'de çalışan İngilizce hocaları kendilerini sürekli güncellemeli, iki yılda bir uluslararası İngilizce yeterlilik sınavlarına girmeli.

http://zaman.com/haber.do?haberno=1116503&title=niye-ogrenemiyoruz-biz-bu-yabanci-dili&haberSayfa=1

22.06.2011

UZUNKÖPRÜ’DEN BEYAZ SARAY’A


Edirne Uzunköprü Adalet Gazetesi
Yıldız Teknik Üniversitesi
Öğr. Gör. Aylin Yavaş, aylinyavas@gmail.com
GÖZLEM

UZUNKÖPRÜLÜ ÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE:
UZUNKÖPRÜ’DEN BEYAZ SARAY’A

Sevgili Uzunköprülü Öğrenci Kardeşlerim,
Sizlere bir hocanız; daha da güzeli bir ablanız olarak bu satırları yazıyorum. Ben de Uzunköprü’de doğup büyüdüm. Sizlerle benzer zorluklar yaşadım. Kimi zaman kızdım kimi zaman kırıldım. Ama hiçbir zaman hayal kurmaktan, hedef koymaktan ve onlara ulaşmak için çalışmaktan vazgeçmedim. Sabrettim, hayata gülümsedim, yine okumaya devam ettim. Sevgili babacığım Fahrettin Yavaş esnaftı. Babamın yanında altı yaşında çıraklık yapmaya başlamıştım. Yaz tatillerinde dükkânımızın önünde karpuz kavun sattım, boyumun erdiği yere kadar camları sildim ve böylelikle harçlığımı kazandım. Küçüklüğümden beri hep hak ederek elde etmek istedim hedeflerimi ve bu felsefede hareket ederken beni hayat boyu koruyan bir çalışma disiplini elde ettim.
Bu satırları size yaz tatilinize başlarken bir tavsiye mektubu olarak yolluyorum. Lütfen (yoksa) kendinize bir ajanda alın, hayatınızı ve zamanınızı şimdiden programlayarak yönetmeye başlayın. Mümkünse çalışarak harçlığınızı çıkarın.
Yıldız Teknik Üniversitesi’nden değerli öğrencim Mustafa Okan Saraçoğlu’nun Yıldızlar dergisi (Nisan 2011) için benimle yaptığı röportajı sizlerle paylaşmak istedim. Dilerim sizlere çalışmalarınızda yardımcı olur. Hepinizin hayallerinin gerçek olmasını diliyorum.
İstanbul’dan sevgilerimle,
Aylin Yavaş
Fulbright Bursu Hakkında Merak Edilenler
Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nin en saygın burs programlarından birisi olan ve Senatör J. William Fulbright’ın adını verdiği Fulbright Programı (http://fulbright.state.gov/), yurtdışında eğitim almanın öneminin arttığı günümüzde akademisyenlere ve öğrencilere güzel fırsatlar sunuyor. Fulbright Programı, Amerikan Kongresi tarafından 1946'da, 2. Dünya Savaşı bitiminde, eğitimsel ve kültürel değişim yoluyla ülkeler arasında ortak bir anlayış geliştirmek için oluşturulmuştur. Bu yasanın fikir babası olan Senatör J. William Fulbright, bu programı silahlı çatışmaya karşı atılan bir adım olarak görmüştür. Türkiye Fulbright Eğitim Komisyonu (http://fulbright.org.tr/tr/), 1949’da ABD ve Türkiye arasında imzalanan ikili anlaşma sonucunda kurulmuştur; Türk ve Amerikalı üniversite mezunlarını, akademisyenleri ve öğretmenleri seyahat ve yaşam masraflarını kapsayan burslarla destekler ve ABD’de eğitim almak isteyen Türk öğrencilere danışmanlık hizmeti sunar.
11 Nisan 2011 tarihinden itibaren Yıldız Teknik Üniversitesi Dış İlişkiler Koordinatörü olarak atanan İngilizce Öğretim Görevlisi Aylin Yavaş, M. Ed., 2009-2010 yıllarında Fulbright bursuyla Cornell Üniversitesi’nde Türk Dili ve Kültürü derslerini verdi ve doktora dersleri aldı.
Mustafa Okan Saraçoğlu: Aylin Hoca’m, Fulbright Burs Programı hakkında biz öğrencilerin merak ettiği bazı şeyler var. Bu konuda aklımıza takılan soruları sizinle paylaşmak istiyoruz.
Aylin Yavaş: Elbette siz değerli öğrencilerime yardımcı olmaktan büyük mutluluk duyarım.
M. Okan Saraçoğlu: Öncelikle, yurtdışı eğitimi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Aylin Yavaş: “Yurtdışı eğitimi”, günümüzde hepimizin tecrübe etmesi gereken önemli bir kavram olmuştur. Buna paralel olarak, hepimizin içinde “kendimizi gerçekleştirme gücü” olduğunu düşünüyorum. Bunu öğrencilerime açıklamak için İngilizce’deki “in-nova-tion” sözcüğü ile bir örnek verebilirim: Her bireyin içinde -‘in-’-, kendini gerçekleştirme gücü -‘nova’-, bulundurmaktadır. Yurtdışı eğitimi de bu gücü ortaya çıkaran önemli bir araç oluyor ve yeniliklerin ortaya çıkmasını sağlıyor ki “innovation” da “yenilik” anlamına gelmektedir. Yurtdışı eğitimiyle ya da eğitimsel ve kültürel değişim yoluyla elde ettiklerimiz, bize “artı değer” katıyor ve “yenilik” yapmamızda katkı sağlayıp, çalışmalarımıza ivme katıyor. Sevgili öğrencilerime her zaman “hayal kurmalarını, bu hayallerine ulaşmaları için hedefler belirlemelerini, bu bağlamda programlı, sistemli ve düzenli çalışmalarını” tavsiye ediyorum.
M. Okan Saraçoğlu: Yurtdışında eğitim almak için sizi birisi mi yönlendirdi? Yoksa kendiniz mi tercih ettiniz?
Aylin Yavaş: Küçüklüğümden beri hep yeni ülkeleri görmek ve yeni kültürleri tanımak istedim. Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde doğdum. Uzunköprü’den dünyaya açılmamın ve hayallerimi gerçekleştirmenin yolu, iyi bir eğitim almamdan geçiyordu. Senatör J. William Fulbright’ın, “İstikbalimiz yıldızlarda değil, akıllarımızda ve kalplerimizdedir. İnsanlık için umut vadeden bir geleceğin birinci koşulu, zaten el ele olması gereken yaratıcı liderlik ve hür eğitimdir.” sözünden yola çıkarak, 2001 yılında Uzunköprü Muzaffer Atasay Anadolu Lisesi’nden mezun oldum, 2005’te Hacettepe Üniversitesi İngilizce Mütercim - Tercümanlık bölümünde lisans eğitimimi tamamladım. Ankara’da okuduğum yıllarda farklı bir kültürle karşılaşmıştım. Hacettepe kültürü ve Ankara kültürü olarak adlandırabileceğim bu iki kültür, bana farklılıkla gelen gelişimi sunmuştu. Üniversite birinci sınıfta yurtdışı eğitimini ciddi anlamda düşünmeye başlamıştım. Türk Hava Kurumu’nun Uluslar Arası Hava Öğrenci Değişim Programı (International Air Cadet Exchange)’nı kazanarak, ülkemizi temsilen İngiltere’ye gönderildim (2002). Bu sayede, ilk defa yurt dışına çıktım. Amatör planörcü olarak ülkemizi İngiltere semalarında temsil etmek beni çok mutlu etti ve Yüzbaşı Tina Shaw tarafından “en unutulmaz öğrenci” seçilmek, ülkem adına beni çok gururlandırdı. Anılarımı UçanTürk’te (s. 484-486), Uzunköprü Adalet Gazetesi’nde ve Turkish Daily News’te yazarak, tecrübelerimi paylaştım. 17 yaşımda “her yıl en az bir burs kazanıp, bir ülke görmeyi” kendime hedef koydum. Ayrıca, bu bakış açısını öğrencilerime kazandırmaya çalışıyorum.  
M. Okan Saraçoğlu: Fulbright Bursu Programını diğer programlara göre tercih etmenizin bir sebebi var mıydı?
Aylin Yavaş: Bu program, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en saygın burslarından biridir. Fulbright bursunu kazanarak elde ettiğiniz bu başarı, size yeni kapıların açılmasını sağlar. Başarı, başarıyı çeker, diye bu durumu özetleyebilirim. Lisans yıllarımdan beri yurt dışında doktora yapma hayalim vardı. Doktora, sizin hayatınızın ortalama olarak 5 yılını adayacağınız bir süreçtir. Bunun öncesinde, daha kısa süreli ve etkin bir programla yurt dışına giderek kendimi tanımak ve yurt dışında doktora yapmanın ne olduğunu araştırmak, bana anlamlı geldi. Bana sunulan olanakların yüksek olduğu bir program, sonrasında akademik eğitimimi yurt dışında sürdürmeme karar vermemde önemli bir rol oynayacaktı. Bir başka deyişle, yurt dışında doktora yapmalı mıyım, yapacaksam hangi programları tercih etmeliyim sorularına cevap bulmamı sağlayacaktı? Bu doğrultuda “Fulbright Foreign Language Teaching Assistant (FLTA) (FLTA)” denilen “Fulbright Yabancı Dil Asistanlığı Programı”   (http://fulbright.org.tr/tr/turk/flta)’na başvurdum ve kabul edildim. O zaman, Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Programları ve Öğretim Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisansımın tez aşamasındaydım. Gerekli izinleri aldıktan sonra 2009 – 2010 yılları arasında Cornell Üniversitesi’nde Fulbright FLTA olarak çalıştım. Cornell’de Yakın Doğu Çalışmaları Bölümünde “Temel Türk Dili ve Kültürü” derslerini verdim. Bu bana Türk kültürünü Amerikalılara anlatma fırsatı verdi. Okul içi ve okul dışı aktiviteler organize ettim. Mesela Türk Yemekleri Kulübü, Türk Şarkıları Gecesi gibi organizasyonları düzenledim. Yabancı öğrencilerle baklava, kısır ve börek yaptık. Fulbright’ın sunduğu olanakları, hem kendi kişisel gelişimim için hem de kültürümüzü diğer milletlere anlatmak için bir fırsata dönüştürdüm.
M. Okan Saraçoğlu: Amerika’da bulunduğunuz sürece unutamadığınız bir olayı bize anlatır mısınız?
Aylin Yavaş: Ben Cornell Üniversitesinde kuzey yerleşkesinde doktora öğrencilerinin kaldığı bir yurtta kalıyordum. Ofisim ise güney yerleşkedeydi. Dersten sonra bir gün yağmur başlamıştı. Yurduma dönüş yolunda güzel havalarda kendimi doğayla baş başa buluyordum. Kafama fındık atan sincaplar, yolumu kesen ceylanlar ve şırıl şırıl akan bir şelaleyle bürülü bir yoldu, bu. Yolda yağmur sonrası sürünen sayısız solucan vardı. Bu sırada bir şey dikkatimi çekti: Yol üzerinde annesinin yanında minik bir çocuk eğilmiş bir solucanı dikkatle izliyordu. Annesinin sırtında ise daha küçük bir kardeşi vardı. Yanlarına gittim ve onlara merhaba dedim. Çocuğun göz hizasına çömelip, beraber solucanla sohbet etmeye başladık. Bu esnada bayan sırtındaki çocuğa İspanyolca bir şeyler söyledi. Ben de merak edip sordum İspanyolca biliyor musunuz diye? Bayanla tanıştık ve kendisinin Kosta Rikalı olduğunu öğrendim. Bana neler yaptığımı nelerden hoşlandığımı sordu. Ona kısaca bir bilgi verdikten sonra çocukları çok sevdiğimi, onlarla beraber vakit geçirirken çok mutlu olduğumu, fırsat buldukça yurtların hemen karşısındaki çocuk parkına gidip onlarla oyun oynadığımı söyledim. Bu sırada bayana çocuklarla beraber deneysel bir ortamda bulunup bilimsel anlamada kendimi geliştirebileceğim ayrıca onlarla beraber bolca vakit geçireceğim bir laboratuar hayalimin olduğunu söyledim. O da bana neden “Infant Lab” (0-3 yaş arası çocukların beyinlerinin, davranışlarının ve uzay algılarının araştırıldığı bir laboratuar) alanında çalışmadığımı sordu. Ben de şaşırdım çünkü bildiğim kadarıyla bu tarz bir çalışma ülkemizde yoktu ve herhangi bir bilgi sahibi değildim. Bayan, Cornell’de böyle bir laboratuarın olduğunu hatta bu laboratuarın müdürünün kendisi olduğunu söyledi. Kader beni tam da aradığım türden bir insanla çok ilginç bir zamanda buluşturmuştu. Bu tanışmadan sonra Laboratuara gittim ve iki dil bilen çocukların dil ve uzay algılarıyla ilgili deneylere katılmama izin verildi. Ben de hayal ettiğim laboratuarlarda deney ve gözlem yapma ve kendimi geliştirme imkânı elde ettim. Solucanlarla başlayıp laboratuarda biten bu anım benim Amerika’daki geçmişime dair en mutlu olduğum anılarımdan biridir. Bir de Amerikan Dış İşleri Bakanlığı’nın benimle röportaj yapması beni ülkem adına çok mutlu etmişti: http://www.youtube.com/watch?v=zE9c_GWw6sg 
M. Okan Saraçoğlu: Amerika macerasından sonra Türkiye’ye döndüğünüzde kendinizde ne gibi değişiklikler hisseder oldunuz ya da hayata ve sisteme bakış açınızda ne gibi farklılıklar oluşmaya başladı?
Aylin Yavaş: Daha önce ailemden ayrı kalmıştım. Ancak okyanus ötesi bir ülkede bu kadar uzun bir süre bulunmak farklı bir duygu. Bu süreç, problem çözme ve analitik düşünme yeteneklerimi geliştirdi. Hayata bakış açınızı değiştirirken sizi daha güçlü yapan bir tecrübe olduğunu söyleyebilirim. Amerika’da her şey sistematik bir düzen içinde işliyor. Çalışanların net bir görev tanımı var. İnsanlar görevlerinin ne olduğuna bakmaksızın işini en iyi şekilde yapmaya çalışıyor. İnsanlar birbirini kandırmaya çalışmıyor. Amerika’nın dünya devi olmasında en önemli etkenin kurmuş oldukları sistem olduğunu düşünüyorum. Türkiye’ye baktığınızda insanların iş yapmaktan kaçındığını görebilirsiniz. Elbette işini en iyi şekilde yapmaya çalışan insanlarımız var. Zamanla iş yapmaktan kaçınan insanlarında onlara uyum sağlayacağına inanıyorum.
M. Okan Saraçoğlu: Üniversitelilerin büyük çoğunluğu yüksek lisans ve doktora yapmayı düşünüyor. Bu yolda ilerlemek isteyenlere ne gibi önerilerde bulunabilirsiniz?  
Aylin Yavaş: Bu yolda sizlerden önce yürümüş ve yürümeye devam eden birisi olarak tecrübelerimi paylaşmak beni mutlu eder. Üniversiteye başlayan her öğrenci ilk yıl itibariyle staj yapmalı. Piyasada işlerin nasıl yürüdüğünü öğrenmeli. Bununla birlikte hedef belirlemek çok önemlidir. Günlük, haftalık, aylık ve yıllık planlar yapılmalı. Bu planlar uzun vadede örneğin 5-10 yıllık süreçte bir hedefe ulaşmaya yönelik oluşturulmalıdır. Hedefinize ulaşamasanız bile yaklaşmanız başarılı olmak adına önemlidir. Üniversite sınavında Türkiye 1. si olmak almak Orta-2.si sınıftan beri hedefimdi. Bu hedefi gerçekleştirmek için “çok sistemli ve programlı” çalıştım ve Türkiye 212.si oldum. Elbette ilk üçte yer almak benim için öncelikliydi ama hedefime yaklaşmış olmak uyguladığım sistemin başarı getirdiğini görmemi sağladı. Hedeflerinize ulaşmaya çalışırken pek çok sorunla karşılaşmanız mümkün. Önemli olan bu sorunları çözebilmeniz ve sabırlı olmanız. Karşılaştığınız her sorun sizi daha güçlü hale getirir. Sonrasında karşılaşacağınız sorunları daha hızlı çözmenize yardımcı olur. Eğitim hayatında başarının en önemli unsuru “dayanıklılık”tır. Zorlukları çözerken vazgeçmemenizi ne kadar dayanıklı olduğunuz sağlar. Zorluklarla karşılaşmaktan korkmamalısınız. Başarıya ulaşırken aştığınız her sorun sizin dayanıklılığınızı artırır. 

10.06.2011

Lebbeyk



"Huzur nedir?" ya da "En huzurlu oldugunuz (zam)anlar nedir?" nedir diye sordugumuzda, en azindan bu dunyadaki insan sayisi kadar farkli yanitlar aliriz herhalde...
Kimi zaman insanin en Sevgili ile bulustugu, tum kimliklerinden arinip, en ciplak benligi ile kendisi ile bas basa kaldigi andir, kimi zaman ise sabah yeni gune baslarken kuslarin sesini dinledigi andir belki de...


Ist-An-bul`da 04:34`te kuslarin sesini dinlerken, hizla akip gecen bu hayati yine dusunuyorum. Gune baslarken en sevdigim seyler: Cama bulgur koyup mahalledeki kuslarin karnini doyurmak... Agaclara ve kuslara onlari ne cok sevdigimi fisildamak...  Her sey icin sukranlarimi sunmak... Final donemindeki ogrencilerime basarili olmalari icin dualarimi yollamak... Iki cihan icin en hayirli kariyeri yapmayi dilemek... 


Kulagimda ise Lebbeyk sesleri: "Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk, innel hamde ve`n-ni`mete leke ve`l-mülke lâ şerîke lek. (Buyur Allahım buyur! Emrindeyim buyur! Senin hicbir ortağın yoktur. Emrindeyim buyur. Şüphesiz hamd (övgü) sana mahsûstur. Nîmet (vermek) de senin, mülk de senindir. Senin hicbir ortağın yoktur.)


Allah`im! Beni goz acip kapayacak kadar bile nefsime birakma, diyerek herkese sevgilerimi yolluyorum.


Ay-lin:)

30.05.2011

Allah`in Misafiri Olmak

Rahman ve Rahim olan Allah`in adi ile basladigim icsel yolculugumu sag salim tamamladim. Hayatimda yeni acilan bu sayfada daha sabirli olmayi, hayati daha buyuk bir Ask ile anlamayi ve anlamlandirmayi, her gecen gun daha fazla kisiyi mutlu edebilmek uzere calismayi hedefliyorum.
Sevgilerimle,
Ay-lin:)
Not: Her gece yattigimda dunyadaki tum cocuklarin guldugunu hayal ediyorum. Bunun icin hep beraber calisalim lutfen. Bana da dualarinizi yollarsaniz cok sevinirim. Aylin

14.05.2011

Ya Sin

                                                            Degerli Babaannecigimle 


Sevgili Dostlarim ve Canim Ogrencilerim,


Bir cocukluk hayalimi gerceklestirmek uzere bu aksam yola cikiyorum. Lutfen benim icin dua edin.
Yuce Allah bu yolculugumu kolaylastirsin ve kabul eylesin.
16 Mayis 2011 Pazartesi babacigim Fahrettin Yavas`in olum yildonumunde siz de Yasin`lerinizi ve tum dualarinizi yollarsaniz, cok sevinirim. Ben kismetse o gun, bu dunya ile baglantimi koparmis olacagim ve 23 mayisa kadar ofis disinda olacagim.
Hakkinizi helal edin.


Sevgilerimle,


Ay-lin:)

31.03.2011

Sevgiyle Kalın!

Sevgili Dostlarım ve Öğrencilerim,

Bir süre önce Facebook hesabımı dondurdum ve 1 Eylül'e kadar girmemeye kendime söz verdim.
Diğer yandan, çok yoğun bir süreçte akıp giderken hayat; içsel olarak bir yolculuğa çıkıyorum uzun bir süreliğine... Sanal dünyadan da elimden geldiğince uzakta durmaya çalışıyorum.
Her şeyin su gibi akması için lütfen bana dualarınızı yollayın ve hakkınızı helal edin.

Birbirimizi daha çok ve daha iyi sevdiğimiz nice yarınlara,

Sevgiyle,

Kızkardeşlikle,

Ay-lin:), huzurlu karınca
 
Not: Bana aylinyavas@gmail.com 'dan, yazılarıma http://uzunkopruadaletgazetesi.com/ 'dan ulaşabilirsiniz.

1.02.2011

YTU`DE FULBRIGHT BILGILENDIRME SEMINERINE DAVETLISINIZ!



Sevgili Dostlarim ve Ogrencilerim,

Asagida detaylarini goreceginiz etkinlige davetlisiniz! Tum hayallerinizin gercek olmasi dilegiyle!
http://www.facebook.com/event.php?eid=187755284590193

Etkinligin adi: Fulbright Burslari Bilgilendirme Semineri
Etkinligin tarihi ve saati: 18 Subat 2011 Cuma 15:00-17:00
Etkinligin yeri: Yildiz Teknik Universitesi -Davutpasa Yerleskesi- Yabanci Diller Yuksek Okulu Konferans Salonu (Kantinin Karsisi)
Konusmacilar:
1- Fulbright Egitim Komisyonu Akademik Danismani Mevlude Bakir
2- Ogr. Gor. Aylin Yavas, 2009-2010 Fulbright FLTA, Cornell University
   3- Ogr. Gor. Ugur Butun, 2008-2009 Fulbright FLTA, NYU
   4- Ars. Gor. Tolga Mert, 2007-2008 Fulbright Researcher, Ohio State University 
   
   Etkinligin Kapsami: 
Fulbright Egitim Komisyonu Akademik Danismani Mevlude Bakir tarafindan, Fulbright ogrenci burslari, doktora sonrasi arastirma burslari ve Amerika'daki egitim olanaklari ile ilgili bilgi verilecektir. YTU`deki Fulbright bursiyerleri de tecrubelerini paylasacaktir.

Not: Etkinlik herkese acik ve ucretsizdir.

Sevgilerimle,

Ogr. Gor. Aylin Yavas, M. Ed.

26.01.2011

Sukurler Olsun: Yeni hedeflere huzurla ve inancla...


24/01/2011: Tez Jurim: Yrd. Doc. Dr. Aybars Erozden, Ogr. Gor. Aylin Yavas, MEd., Prof. Dr. Munire Erden (haric),
Doc. Dr. Aymil Dogan, Doc. Dr. Seval Fer, Yrd. Doc. Dr. Bulent Alici, Yrd. Doc. Dr. Sertel Altun


Sayın Rauf Raif Denktaş,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Kurucusu, Cumhurbaşkanı, Politikacı, Yazar


Not: Yazi eklenecektir. Aylin

10.01.2011

Basarili OImak Isteyen Ogrencilerimin Dikkatine!


Asagidaki notu tum ogrencilerime calismalarinda katki getirmesi dilegiyle paylasiyorum. Basarilar, Aylin 

-------------------------------------------------------

Sevgili Ogrencilerim,

Oncelikle Yildiz Teknik Universitesi`ne tekrar hos geldiniz. 
600 saatlik yogun bir Ingilizce programinda TOEFL-IBT/IELTS hedefiyle hepimizi yogun bir calisma takvimi bekliyor.
Bu yolda basarili olmamiz planli, duzenli ve gunluk calismamiza baglidir. Bu baglamda, sizlere bazi konularda "alinacaklar ve yapalacaklar listesi" hazirlamak istedim ki size bir harita olsun. Bunun disinda her zaman bana aylinyavas@gmail.com ve diger hocalariniza eposta atabilir, randevu alarak ofislerimizde veya uygun gordugumuz bir yerde bizlerle gorusebilirsiniz. 
Basari tango gibidir. Iki kisiyle yapilir. Karsilikli olarak emek ister. Ben hocaniz olarak size bir sey "ogretemem", size ortami hazirlarim, bilgiyi sunarim; alip islemek ve kullanmak ise "sizin tercihiniz"dir. Sonuc olarak, kendi attiginiz adimlarla kendi geleceginizi de ciziyor olacaksiniz. 

Alinacaklar Listesi:

1- Ders kitaplari (okuldan size kitaplariniz verildi, hangileri isleniyorsa derse gelirken bunlari getirmelisiniz)
2- Ingilizce-Ingilizce (-Turkce) sozluk (Ozelliklerini hem Esin Hocaniz hem de ben anlatmistik; lutfen Oxford, Longman, Best`inki gibi bir sozluk aliniz ve daima yaninizda tasiyiniz. Sozluk okumak, sozcuk hazinenizi gelistirmenizde size yardimci olacaktir. Elektronik saat, cep tel. vs istemiyorum.)
3- Renkli keceli kalemler (highlighter dedigimiz kalemlerden en az 3 renk alin; derste "please highlight/underline" dedigim kaliplari, anlamli birimleri, sozcukleri cizeceksiniz.) 
4- Usten spiralli not defteri
5- Ajanda/planner

Yapilacaklar Listesi:

1- Derse hazirlikli geliyoruz: Her hafta ortalama 2-2,5 unite isliyor olacagiz. Hafta sonundan isleyecegimiz unitelerdeki bilmediginiz sozcukleri sozcuk defterinize cikariyorsunuz, sozcuk kartlarina yaziyor ve calisiyorsunuz. Anlamadiginiz bir sey olursa, biz hocalariniza soruyorsunuz. 
2- Dersten onceki gun: Bir sonraki gunun sozcuklerine yine calisiyorsunuz, kitaptaki okuma parcalarina ve diger alistirmalara elinizden geldigince hazirlaniyorsunuz, ayrica kitabin arkasindaki "grammer reference" kismini da okuyorsunuz.
3- Ders esnasinda: Lutfen derse zamaninda geliniz. Derste cep telefonu kullanmak ve mesajlasmak yasaktir. Derste cay/kahve, vs icebilirsiniz ama sigara icmek yasaktir. Sigara icin bina disina cikmalisiniz. Kahvalti edemediginiz/ogle yemegi yiyemediginiz bir durum olursa, dersimde yemek yiyebilirsiniz ama lahmacun gibi kokulu yiyecekler olmasin lutfen :) derse evcil hayvan getirmek de yasaktir!
4- Derste aktif bir sekilde katilmaniz ve partnerlerinizle konusma etkinlikleri yapmaniz gerekiyor. Bu nedenle, lutfen her gun farkli bir yere oturun ki alistirmalarda farkli partnerleriniz olsun. 
5- Bu hafta, size sanal lab. kurulacak ve alistirma kitabinizi on-line olarak yapmaya baslayacaksiniz. Kutuphanedeki lab. disinda, binada iki tane daha bilgisayar salonu var. Her gun bilgisayarda Ingilizce odevlerinizi yapiyor olmalisiniz. Bu sayede, yazim kurallarina uymayi, internet uzerinden zamana karsi soru cozme yeteneklerimizi gelistiriyor olacagiz. 
6- Okula gelirken ve eve/yurda donerken Istanbul trafiginde bir iki saat geciriyor olacaksiniz. Bunu da degerlendirmeliyiz: Yolda Ingilizce muzik dinleyelim. En azindan Ingilizce yayin yapan bir radyo kanali dinleyebiliriz. Ayrica evde/yurtta BBC, CNN gibi kanallar, Ingilizce muzikler, vs surekli acik olsun. Isiniz olsa bile fondan gelsin :) 
7- Dil demek, kultur demektir. Bu baglamda, dunya kulturumuzu de her gun Ingilizce ve Turkce en az 5 farkli gazete/kose yazisi. vs okuyalim. 
8- Okumu hizimizi artirmaliyiz. Her gun kendinize okuma sayfa sayisi hedefi koyun. Ayrica haftada en az 1 Turkce kitap, her gun Ingilizce`den de 20 sayfa gibi her ay artan bir hedefiniz olsun. Unutmayin ki dil, sevgili gibidir, ilgilenmezsiniz sizi terk eder :) ilk okuma odeviniz William Shakespeare`in Soneleri Talat Sait Halman`in cevirisinden (Dunya Yayinlari) okumanizi tavsiye ediyorum.
9- Dersten sonra yeni ogrendiginiz sozcukleri, lutfen sozcuk defterlerinize ekleyin ve her gun onlari tekrar edin. Tekrar, akilda tutmanin en SIKICI ama en KOLAY yoludur. Bu haftadan itibaren, size TOEFL-IBT`de en cok cikan sozcukleri de veriyor olacagiz. ("ABE YANCEbine koymus... " ornegini unutmayin; bellek akademik olarak ilgi alanim, size de eglenceli bir sekilde sozcukleri vermeye calisacagim.) 
10- Odevlerinizi, yapacaklarinizi, vs ajandaniza not aliyorsunuz. Cuma gunku gibi "unuttum" sozcuguyle bir daha karsilasmak istemiyorum. Soz ucar, yazi alir. Lutfen odevlerinizi ve diger yapacaklarinizi not aliniz. Boyle planli olursak, her seye vakit ayirabiliriz. Her gun 24 saat veriliyor hepimize. 
Ayni sekilde, derste de size maksimum derecede ve Ingilizce ogrenmeden bellek tekniklerine yardimci olmaya calisacagim, lutfen hem benim hem de diger hocalarinizin emeklerine her gun calisarak ve odevlerinizi, tekrarlarinizi, vs yaparak donut verin.
11- Yazili odevleriniz hocalariniz tarafindan surekli kontrol ediliyor olacak. Size geri donut verecegiz. Bazen hocaniz odevinizi kagida yazmanizi bazen de eposta ile yollamanizi isteyebilir. Lutfen buna ve zamaninda odev teslimine dikkat ediniz. Ornegin, size "Bana pazar aksami 9:00'a kadar odevlerinizi yollayin" dediysem, bundan sonra gelen odevi degerlendirmeye almayacagim demektir. Lutfen odevlerinizi zamaninda teslim ediniz! Ayrica, siz de her gun yeni ogrendiginiz sozcuklerle defterinize cumleler kurunuz. 
12- Ufuk Hocaniz, Esin Hocaniz ve ben sizin hocalariniz olarak, surekli iletisim halindeyiz. Programiniz ve diger duyurulariniz, siniftaki mantar panoda asili olacaktir. Ayrica, sizlere eposta da atabiliriz. Lutfen her gun epostalariniz kontrol ediniz. 
13- Facebook`ta beni ekleyip, ogrencilerimle ders disi yaptigim tum etkinliklere katilabilirsiniz. (27 Ocak`a kadar akademik magaramdayim ama sonra yine aktif olacagim :)
14- Yakinda programimi da hem ofis kapima yapistiracagim hem de size eposta atacagim, bu sekilde bana kolaylikla ulasabileceksiniz.

Ozetle, onemli olan cok calismak degil, sistemli, programli ve duzenli calismaktir. Lutfen bana her pazar aksam dokuza kadar o hafta yaptiklarinizi, derse dair -olumlu ve olumsuz- elestirilerinizi eposta atin ki kisisel ogrenme stillerinize gore sizlere daha cok katkida bulunabileyim. 

Herkese iyi calismalar, 

--
Ay-lin:)


Lect. Aylin Yavas, M.Ed. 
Translator & Interpreter of English
U.S. Fulbright Scholar Alumni

Yildiz Technical University
School of Foreign Languages, Offices: A-314 & A-307
Davutpasa Campus, 34210
Esenler, Istanbul, Türkiye (Turkey)
Phone: A-314: 00 90 212 383 49 27
Fax: 00 90 212 383 49 03
E-mail: aylinyavas@gmail.com
Blog: http://aylinyavas.blogspot.com